tesettür ve insan analizi konular

tesettür ve insan analizi konular 

tesettür dediki "Ne istiyorsun açık söyle, ben her şeye rağmen,» rağmen, buradayım. Benden daha ne istiyorsun? Banı» ğilse bile bebeğimize merhamet et. Lütfen..." dedi în* mak üzereyken Edvvard kapıyı açtı.
"Gidebilir miyim?" dedi kapıyı açan genç adama
"Git!" dedi hırsla, jaymie sürüklenerek odadai# ve yine enkaz hâlinde odasına geçti. Gözyaşlan bir # akıp yerini suskunluk aldığında Jaymie kamını okşu' bir çıkar yol arıyordu.tesettür Aklına kaçma fikri yerleştiğs-eğer ortadan kaybolup saklanabilirse Edvvard'ın Mafk^ ve Daisy'i rahat bırakabileceğini düşündü. Vansriti*

öıw onu buradan çıkarabileceğini söylemişh. Şimdi Mar-lon ve Daisy'den çok bebeği için endişeleniyordu. Panikle Vanselt'in ona verdiği numaralann yazılı olduğu kâğıdı aramaya başladı. Hırkasının cebinde kâğıdı bulduğunda atmadığı için çok sevindi. Odasından çıkıp etrafı kontrol etti Hızla mutfağa geçip mutfak telefonunu aldı ve kapı-run arkasına sindi. Sessizliği dinleyip kimsenin olmadığm-danemin olduğunda kâğıtta yazan ilk numarayı tuşladı.
Vamselt gecenin bir yarısı yatağın içinde tanımadığı bir numaranın onu aradığını görünce uykulu hâlini savuşturmak ister gibi gerindi.
"Evet" dedi sesinin çatallı çıkmasına aldırmadan.
"Benim Jaymie efendim. Ben... Ben... Teklifiniz hâlâ ge-çerhyse..." dedi fısıltıyla. Vanselt yatağında doğruldu ve sesim düzenleyip "Tabii ki geçerli. Ben hemen Amanda'ya haber veriyorum. Beru en kısa zamanda yeniden ara Jaymie, seni Amanda ile görüştüreceğim"
"Peki efendim... çok teşekkür ederim" dedi ve içinde yeşeren ümitle telefonu kapattı. Eline bir bardak su alıp sessizce odasma gitti. Gece yalnız, bebeğiyle yaşayabilme havaileriyle uykuya daldı.
Sabah Enna'nm sesiyle gözlerini açtığında kendini yorgun hissetti. Güneşin doğuşunu görmüş ancak uykuya dalabılmişh. "Jaymie neler oldu? Prens kahvalhyı senin hazırlamam istiyor, biliyorsun, kalkmalısın," dedi telaşla.
Jaymie doğrulduğunda ilk defa bebeğinin tekmesini hisseder gibi oldu. Belki seğirmeydi ama bir umut belirdi ıgnde.
"Söyledim..." dedi mutsuzca.
Jaymie yemek masasında kahvaltı servisim Enna ona yardım ediyordu. Edvvard yerinde aklında Jaymie ve bebek dolanıp duruyordu. diğinde Jaymie'nin beyazlaşmış yüzüyle içinde *' endişe kıvılcımları bir volkana dönüşmüştü, masasma oturduğunda Jaymie çayını koydu ve p suyunu istediği kıvama gelene kadar kanştırdı, ekmeklere uzanırken kamı masaya yasladığında "Yavaş!" dedi sinirle. Jaymie "Özür dilerim efendili-^ raJıatsız etmek istemedim/' diyerek usulca çekildi değil bebeğimi raJıatsız ediyorsun," dediğinde )aym^ morali yine sıfıra indi. İki adım geriledi ve her zaı^ gibi arkasında beklemeye başladı. Edvvard dişletin^ rak, "Kalıvaltı ettin mi?" dedi. Hamilelerin iyi beslan gerektiğini bilecek kadar bilgiye saJüpti ve Jaymie gapı ten zayıftı. "Evet efendim," dedi Jaymie neden sotdı|ı anlamadan.
Jaymie gün boyu Edvvard'ın istekleriyle uğraştı ^ du. Edvvard onun yanmda kalıp hamileliğini seyreyi» için bir sürü bahaneler üretti. Gece geç vakit odasof kildiğinde Jaymie bir saat kadar onu yanına çağınn bekledi ama gelen giden olmadı. Mutfağa indi ve 51» Vanselt'i tekrar aradı. Vanselt tek çalışta telefonu aÇIn "Jaymie kararın halen geçerli sanırım" dedi.
"Evet geçerli. Edvvard burada o gider gitmez siaııc uygun olur mu?" dedi heyecanla.
"Amanda'nın numarasını veriyorum direk onu an« hemen aldıracaktır" dediğinde Javmie’ye vardım etsrv Edvvardla olan arkadaşlığını tehlikeye soktuğunu bü!*^ du. Tabii savaştığı değerler adına ona yardım etmel» haksız esaretten onu kurtarmalıydı. Jaymie Vanveltt' şekkür edip Amanda'nın numarasını hışladı.
“Alo. " dedi Amanda.
'Benim Javmie. Efendi Vanîselt...tesettür " diyen cümlesi yanm kalırken, Amanda heyecanla “Jaymie ne efendisi lütfen..." Jedı ve konuşmaya başladı. "Ne durumdasm?"
'Prens şu an burada gider gitmez ararım o zaman bir (Tigel yok.”
"Tamam. Adresi Vanselt bana verdi, oraya resmi görünümlü bir araç göndereceğiz, sonrasında seni uçakla gü-lenlı bir vere götürür orada korumaya abnz. İsim değişikli pasaport arbk ne gerekiyorsa... "
“Ben uçağa binebilir mivim bilmiyorum."
"Neden bilmiyorsun ki?"
"Ben hamileyim" dediğinde Amanda'nın sesi soluğu kesilmişti. Jaymie "Alo..." dediğinde Amanda'nın hüsran dolu sesi duyuldu "Jaymie bebek Prens'ten mi?" diye sordu cevabını bildiği hâlde.
"Evet. Ben bu yüz..." dedi demedi lahnı bitiremeden Amanda "Jaymie ben Jjöyle bir riske giremem. Sen Kraliyet ailesine mensup birinden hamilesin." IDedi.
'Havır... Doğunca o da köle olacak biliyorsunuz. Lütfen!" dedi Jaymie yakarışla.
"Edvvard'ın bövle düşünmediğine eminim. Haksız mıyım?" diye sorduğunda Jaymie yalan söyleyemezdi. Amanda "Üzgünüm. Sana yardım edemem" diyerek telefonu kapathğmda Jaymie'nin son ümidi buhar olup uçmuştu. Telefonu kapattı ve mutfaktan çıkıp odasına geçene kadar ağlamadı. Yatağına girip yastığa yüzünü gömdü ve hıçkırarak ağlayabildiği kadar ağladı.
Ertesi gün ümidi bitmiş, ruhu tükenmiş Jaymie geri gelmişti. Edvvard'ın kahvaltısını hazırlarken Enna ona yardım ediyordu. "Kumaşlar bu hafta gelir sanırım" dedi içi çekilmiş gibi. Enna "Bebek için değil mi?" dedi gülüm.seyerek.
"Ben... benden..." dedi Jaymie veyine Edwardom vermeden konuşmaya başladı.
"Doğumdan hemen sonra onu saraya götürece^iB., lemiştim. Beni ciddiye almadın sanırım. Onun kumaş parçalarına, senin ördüğün yanm yamalakpı^ ihtiyacı yok" dedi sakin ama zevkini çıkararak jarm,. elleri titremeye başlarken Erma genç kadının yüzüne acıyla baktı.
"Ben... Ben de sizinle gelemez miyim?" dedi gözlerinden yaşlar akarken istenmediğini bilebılepsa nu yok sayarak kurduğu cümle içini yakıyordu.
"Sen köle değilsin unuttun mu?"
"Okulu bırakırım sorun değil efendim. Hem anb giremedim. O zaman köle olabilirim" dedi Jaynueliı nrcasına.
"Daisy'i ne çabuk unuttun. Onun tekrar köle oin nı bile bile tekrar köle olacaksm öyle mi? Sen busna Çıkarların uğruna herkesi satarsın" dedi sakince veda ği eline alıp reçel sürmeye başladı. Erma Edvvard'n» Jaymie'ye zarar verebileceğinden korktu v-ejaımıen* le yavaşça uykudan uyandırır gibi dürttü. Jay-micgo» den akan yaşları silip masayı hazırlamaya devamett.*l gözyaşlarını silmeye bile gerek duymuyordu. ElindH* masaya yerleştirip "Başka bir isteğiniz var mı etenk dedi boğuk sesiyle.
"Hayır" dediğinde Jaymie iki adım geri çekildi wk lemeye başladı. Gözyaşları oluk oluk akarken srt* Edvvard'ın bitmeyen telefon görüşmeleri ile uzâv»» valtısı ile Jaymie için onu beklemek
ıtaı^tı. Bedeni bir yerlere yaslamna ıhtiyaa duyarken, huuleh^ onun bitkinliğine hiç yardıma olmuyordu. Ed-■wd kahvaltısı bıttı^nde telefonla konuşa konuşa yerin-Jenkalkb \eodadan çıkıp gittiğinde Jaymie'nin gözyaşları dahi rahat akıyordu. Bebeğme ağlarken masayı toparlanın çakşııor bir yandan akan yaşlarını siliyordu. Enna vnnek salonuna girdiğinde onun içler aası hâliyle "Hadi htaz daha dayan, telefonda konuşurken duydum. Prens buğun pftlıkten ayrılıyor" dedi fısılhyla.tesettür Jaymie gidece-^ öğrendiğinde daha iyiydi. Kahvaltı etmek istememiş, muz havarim iyi geleceğini umarak bahçeye çıkmışh. Güneş sonbahann kışa geçişini selamlar gibi sıcaklığımn son fannhlannı sunuyor, bahçedeki çiçekler sonbahara yenilir-ten (ünler canlılığını koruyordu. Jaymie güneşe yüzünü dönüp bir sure sıkıntısından arınmak için gözlerini kapatıp denn derin nefes aldı. Oturduğu salıncakta güneşin onu mtmasmı bekledi. Ruh hâli ve hamilelik, güçsüz bedenine iyice ağır gelmeye başlamıştı. Yorgunluğuyla salmağı uzandı. Gözlerini kapatıp huzuru bulmak için kafa-smdıkileTİ boşaltmaya çalışırken uyuyakaldı. Edvvard bir süre sonra odasmda sıkılmış, Jaymie'ye bakınmış en son Emı'va sorduğunda onun bahçede olduğunu öğrenmişti. Sıbncakta uzanan Jaymie'nin uyuduğunu anlamış, güne-pıısıttığ] çiırüerde bir süre yürüyerek onu seyretmişti. Eli kimini korumaya almış yüzü uykusunda bile ağlamalık-Inrdı Javmıe esen rüzgârla ürpererek gözlerini açtığında Edıvardla göz göze geldi. Telaşla yerinde doğruldu. Tam i)rağa kalkacakken Edvvard yanma geldi ve "Otur" dedi Mtçe. Yanma otururken dayanamayarak elini karnına götürdü. İh eli usul usul gezindi bebeğinin üzerinde. İçi mutlulukla dolduğunda biraz olsun hırsını unutmuş mucizeyi iliyordu. "Kıpırdıyor mu?" dedi gözlerindeki ışıltıyla lıymie en ufak gördüğü ilgiyle ümitlenmeye öyle hazırdı
Ulkmak için harekete geçmişti. Edward "Yanımda kal!" dedi M^kça. Jaymie'nin tartışacak gücü kalmamıştı, yeniden yatağa uzandığında genç adam Jaymıe’yi kolianna ildi, bir sure kamında dolandı elleri. ]aymie kamını okşayın elin ahengıyle uyuyakalmış, onun nefesini dinlerken Fdvvard'ta uyumuştu.
Akşamüstü Jaymie'nin eşsiz kokusuyla uyandığında lıvmie bir eh kamında, bir eli Edvyard'ın koluna sıkıca sa-nlmış halen uyuyordu. Edvvard iyice sarpa saran duvgula-nnı inkâr ettikçe her şey birbirine girdilini biliyordu. Yine kıçarrasına ayrıldı çiftlikten...
Krallığa döndüj^ünde sanki bulutların üzerindeydi. Bir bebek İntikamın, sevgisini çaldığı kadından bir bebeği olacaktı. Mutluluğu yarımdı, her saniye bebeğinin o eşsiz bfdende büyüdüğünü görmek istiyor ama kendine yedire-miyordu. Zaten zehirli kelimelerle Jayimie'yi hırpalarken, yıcdanıyla savaşmaktan yorulmuştu. Gerçi sarayda hiçbir gye konsantre olamıyor, Jaymie her an akimdaydı. Anbe-ın ondaki değişimleri merak ediyor gitmemek için kendiyle savaş veriyor, bazı geceler içki şişelerinde saklanarak ondan kurtuluyordu. Her özleyişi hırsını, her aşkını iHrafı öfkesini tetikliyordu.tesettür sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder