tesettür ve insan analizi

tesettür ve insan analizi 

tesettür sizlere diyorki 0(*s adam onu üzerine çekli, "Neden a^lıyoriiıın Jay-git hma yapma... Her benim oluşunda .suçluluk hisset-»»f *
bebek istemiyorum. Beni dinlemiyorsun,.. Çok M ur Ben istemiyorum," dedi isyanla. Jaymie dcfalar-afdw«d'm onunla sevişmesine izin vermiş, suçluluk du-rvMKİiL Edward'a duyduğu istek beyninde onu güçsüz lokygvdtt. . Edvvard, Jaymie'nin istemiyorum kelimesiyle hılppı.'esmde genç kadımn söyledikleri tekrar yankılmdı bemntr.

Burnundan soluyarak, "Senin isteklerinin bir önemi ol-■adığn belirtmiştim," dediğinde Jaymie kollarından çık-ounçdışb. Edvvard sertçe onu kendine çekti. Hızla onu dtM ahf) kulağına eğildiğinde Jaymie genç adamm kolla-rndi küçük bir oyuncak gibiydi.
‘in seviyorsun. İsteklerini bu yüzden önemsemiyo-taD,*dcdı ve dudaklarına eğildi. Jaymie kafasını çevirip dedıâiOTU reddettiğinde Edvvard'ın elleri genç kadının çi|M İMİeninde dolaruyordu. Elleri ateş olmuş, genç ka-dnrtmni yakarken telefon çaldı. Telefon elinde laymie kolandaydı.
‘Sdm Edy," dedi Thomas.
'Gmk yansı aramanın sebebi ne? " dedi Edwaivt
ve, "Geliyorum," dedi.tesettür Telefonu kapattığına^ gidiyoruz," dedi. Jaymie yatağın içinde merai^ı^^ ve sesini çıkarmadı. Yataktan kalktı vedolabm ^^'^ giymesi gerektiğini düşünürken Edvvard yanın]''^ "Umarım gece dışarı çıkacağımızı düşünmiişiçf^^ uğradıkları mağazayı kastederek. Dolabmm k ^ parlak bir gece elbisesi gözüne çarptı. Onu ahpjj^ uzattı.
jaymie apar topar üzerine geçirdiği elbiseye ran topuklu ayakkabıları giydi. Edvvard hazırlanıp^ indiğinde Daisy merakla ablasının yanına gelmişti.
"Sen neden uyumadın?" dedi Jaymie Daisy'e. ablasına cevap vermeden, "Tanrım bu elbiseyi sen nujf tin?" diye sorduğunda Jaymie onu geçiştirmiş, aceler^ aşağı inmek için odadan çıkmıştı. Edvvard barda otıım^ sakinleşmeye çalışıyordu. Jaymie'nin sözleri, harekftij onu verdiği aşk savaşında güçsüz kılıyordu.
Jaymie asansörden indiğinde ister istemez ona balı gözlerle rahatsız oldu. Kimseye bakmamaya çalışıyoit Gözleri Edvvard'ı göremedi. Otelin lobisinde gece konara lanndan başka kimse yoktu. Korumalar onu çıkışa dof. yönlendirdi. Arabaya bindiğinde Lord Thomas'ı kaış® da görünce buz gibi oldu. Oturduğu koltuğun camken» na adeta yapışıp dik durmaya çalıştı.
"Tanrıçaların yeryüzüne inmiş hâli bu olsa gerek T bisen çok hoş," dedi Thomas ona hayranlıkla bakaıkf jaymie'nin elinden gelen bir şey yoktu. Nefesi daraliJ-' Thomas'ın bakışlarıyla baş etmeye çalışırken Edvvard a» baya bindiğinde genç kadın onu görünce rahatladı ward, Jaymie'ye bakmıyor o yokmuş gibi davramyonl^ Araba on dakikalık bir yolun ardından durduğundaU' açıldı ve içeri sarı saçlı beyaz tenli bir kız girdi. Kahkahal^
liLord Thomas'ın yanma otururken uzanarak Edward'ın dudaklarına yapıştı.
"Hey kuzularım nereden çıktınız siz?" derken Jaymie'yi jçonmce nutku tutuldu. Edward gülerken Thomas kadının ;^zuna elini attı. Kadın, "Bu gerçek mi? Yoksa cennetten Bilindi? Tannm sen Edvvard'ı kendine âşık eden kölesin," dedi hayretle. Thomas kahkahalara boğulurken ne Jaymie neEdward gülmüyordu. Cevap Thomas'tan geldi.
"Haberler çabuk yayılıyor," dedi Lord Thomas. Jaymie hiç cevap vermedi. Arabanın durduğu yer bir kulüp kapısının önüydü, arabadan ilk önce Edvvard, Thomas ve kadın inmişti. Jaymie indiğinde onların arkalarında kalmış, sudan çıkmış balık gibiydi. Edvvard'la göz göze geldiklerinde jpnçadam, onun nasıl paniklediğini anlamıştı. Elini uzattı ama Jaymie ne kadar tutup bırakmamak istemese de elini uzatmadı. Edvvard yine tam anlamıyla delirdi.
"Sana söylenileni yap. Beni sinirlendirme!" dedi ve sinirle onu bırakıp içeri girdi. Korumalar Jaymie'ye eşlik ederken Edvvard karanlığı aydınlatan renkli ışıklar ve loş lambalarla dolu bara girmiş, onlara ayrılan alana oturmuştu. Mekânda birçok üst tabaka bürokrat, prens ve prensesler vardı. Edvvard'ın yakın arkadaşları imalı olarak Javmie'yi sormuş; Thomas, Edvvard'ın bu konuda hiçbir taviz vermediğini söylediğinde hiçbiri soru sorma cesaretinde bulunamımışlardı.
Şımank prens ve prensesler geceyi geçirecek ağızlarma layık bililerini ararken bahisler oynuyorlardı. Edvvard'ın vatağına kim girecek yarışı sürerken kıkırdamalar jaymie ıçfri girdiğinde kesildi.tesettür Artık dedikoduların gerçek oldu-^ kendi gözleriyle görmüşlerdi.
Lıtvanya Prensesi, "Kimse bu köleyle baş edemez. Ben «nştan çekiliyorum," dediğinde kimse Edvvard üzerine liahisoynamadı. Edvvard kapıdan giren Jaymie'nin ışıklar-
la parlayan elbisesine baktığında elbise seçimi^ yanlış olduğunu anlaması bir oldu. Jaymie'nijı güzelliği bu elbiseyle adlandırılamıyordu. PistıJ^^^ dan geçerken dans edenlerin durmasına nedey,'''^ kadınlar bile kıskançlıkla ona bakıyordu. Elbise,^ dekoltesi kamına kadar iniyor göğüsleri sarkaj, (,J uzantılan tarafından üstünkörü kapatılmış gibj du. Sırtı tamamıyla açıkta kalıyor saçları sırtım ott^ çıplak belinin kıvrımları yürürken baş döndürüyord,^. caklan uzun eteğin kasıklarına kadar çıkan yırtn,^ zünden her adımda yürek hoplatırken, yüksek topyj^ I onu seksiliğin doruklarmda gösteriyordu. Edvvard ce kez istekle onun olan bedene hayranlıkla baktı, olduğunu düşününce içi rahatladı. Jaymie korumalar«n ^ ğinde Edvvard'ın yanına geldi. Edvvard oturduğu hi tuktan biraz yana kayarak genç kadmın yanma oturmasr sağladı. Elbisenin cüretkârlığı sinirini bozmuştu, javr, I oturduğunda elbisenin etek yırtmaa ikiye açılırken uıt I bacakları tamamıyla açıkta kaldı. Edvvard deli gibi pacağını bilemedi.
"Bu... Bu... Nasıl bir elbise yok gibi," dedi sinirle j* mie hayretle ona bakarken cevabı yapıştırdı. Fisto "Kıyafetleri siz seçtiniz," dediğinde Masada oturan herke Jaymie'ye bakıyordu. Thomas yine kahkahayla, "Çay dımz değil mi? Tanrılardan Edvvard'a bahşedilmiş bir» lek," diye elindeki kadehi Jaymie'ye doğru kaldırdığınit Edvvard ve Jaymie göz göze geldi.
"Ne içeceksin?" dedi Edvvard kulağına eğilerek, Mas-' da oturan kalabalık yavaş yavaş normale dönerken laı^^ rahatlıyordu. "Hiçbir şey efendim," dedi Jaymie. İçm®' ne demek olduğunu öğrenmiş nasıl bir etki yaptığım^ liyor içmek istemiyordu. Edvvard kolunu sıkarak ken'l®' çekerken Jaymie acıdan gözlerini kapatmıştı. "Benimcai^
mı sıkma... Efendim diyip durma!" dedi sertçe. J. Önüne bir bardakta su gibi bir şey kondu. O sırada göğüs dekoltesine takıldı genç adamın gözleri.
"Sen... Sen iç çamaşırı giymedin mi?" diye isyan ettiğinde sinir artık beyninde tütüyordu. "Bu elbisede iç çama-şınmı örtecek bir kumaş yoktu. O yüzden giymedimdedi laymie. Sesi boğuklaşmış ağlamak üzereydi. Bir saatin içinde Edvvard'ın kurduğu baskı katlanılır gibi değildi. Ağlamasını bastırmaya çalışarak gözlerini kapadı.
Edvvard, Jaymie'nin haklı olduğunu biliyor, kızmak istiyor, kızamıyordu. İçinden onu sarıp ellerinin her ye-nnde gezmesi arzusu uyandığında eli ağzında onu otele götürmemek için kendiyle savaşıyordu. "Ağlama!" dedi Edward. Jaymie önündeki bardağı kafasına dikip yutarken ağzı, boğazı, midesi alev aldı. Ağzını açıp derin derin nefesle yanan boğazını söndürmeye çalışırken öksürüyordu. Edward şaşkınca ona bakarken gülümsedi ve suyu uzattı. “Şunu iç!" dedi. Jaymie sudan bir yudum aldı ve biraz daha kendini iyi hissetti. "İyi misin?" Edvvard gülümserken neredeyse kalçasına kadar inen dekoltesinden çıplak tenim tutup kendine çekti. Kokusunu alırken omzundan öptüğünde onun yerinde olmak isteyen düzinelerce erkek olduğunu biliyordu.
"Seni istemekten hiç bıkmayacağım," dedi. Edvvard'ın dudaklan kulağında nefesi hızlanmış arzulan genç kadına akıyordu. Jaymie'nin kırmızılaşan yüzü, arzularım ele venyorbu Edvvard'ın hoşuna gidiyordu.tesettür Kulağma özlemini dile getiren cümleler fısıldarken Jaymie ne olursa olsun bulutlardaydı. Genç adamın eli teninde dolamrken gerilmiş, kelebekler bütün bedenini sarmış, sırtında dolanan pannaklan düşlüyor gerisini istiyordu. "Lütfen yapma!" dedi Jaymie. Edvvard kendinden memnun genç kadının da «m arzulamasıyla daha istekli bir hâl almıştı. Jaymie, "Na-na ’ ima dik durup odu,; vm hayrandı. Bu yuzd: ı ona âşıktı ve onunLı ‘.;)V5. nı seviyordu, jaymie dayanamadı ve onu buvu!. maklardan uzaklaşmak lyn sırt d -le,tirdi Edu kaçışım bir oyuna dönüştürdü. F’ ni açıkta kalanb» koydu ve parmaklarının yavaşça kadının kasıklanpi. masına izin verdi. Jaymie utançla elini tutarken k:: zıydı. Edvvard kulağına eğilip, "Daha fazlasını yap -derken Jaymie blöf yapmayacağını bilecek kadar on-., yordu. Edvvard'ın elini serbest bıraktı. Edvvard karr sığınarak kulağından boynuna eğilirken, iç çamaşınr. ladı ve sıcaklığını hissettiği içinde olmak istediği buldu. Jaymie gözlerini kapatmış nefes almıyordu. Be:? yanmaya başlamış nefesi hızlanmıştı. "Çok güzelsin* Edvvard. Jaymie onu kendine çekmemek için zor dur du. "Lütfen!" diyebildi. Edvvard ona kıyamadı ve eK.! kip gülümseyerek parmağını ağzına götürdü. Gözk^(.‘ panmış yüzündeki muziplik Jaymie'yi güldümıuştu "Enfes," dedi ve kalktı çünkü biraz daha Ja\m*» yanında kalırsa dayanamayacağını biliyordu. BaraA\‘ ilerledi. İki kadeh içkiyle geri döndü ve birini )a\m"' önüne koydu, laymie içkinin bir .süre sonra ona vr^ ferahlığı ve rahatlama isteğiyle bardağını vü/ünu h turarak bitirdi. Midesine yayılan sıc.ıklık K'denini ekc çirırken yüzündeki o katı hüznün yumuşadığım hivyv.
Edward'ın işaretiyle üçüncü kadeh geldi. Jaymie genç adamın gözüne baktı ve emredileni yaparcasına kadehi içmeye başladı.
Üçüncü kadehini bitirirken herkes içkinin tesiriyle iyice lıfviflenmış, kendi alemindeydiler. Jaymie durgunlaşmış, uykusu gelmiş gibiydi. İçki aklından her şeyi alıp götürmüştü. Pistte dans edenleri seyrederken Edvvard'm ayağa kalktığını karşısına dikildiğinde fark etti.
'Hadi dans edelim/' dedi Edvvard. Jaymie kaşlarını haraya kaldınp dudaklarını uzatıp gülümsedi. "Hayır desem olmazdeğil mi?" dedi ve gülmeye başladı. Edvvard için zaman durmuştu. Ne barın gürültüsü ne insanların konuşmasını duymuyordu. O gülüşünü görmek için uğraştığı kadının kahkahasında kaybolmuştu. Jaymie ayağa kalktı.
"Peki, tamam, edelim," dedi ve Edvvard'a selam verdi. Genç adam onu kollarına alırken Jaymie kıkır kıkır gülüyordu.
“Neden gülüyorsun?" dedi Edvvard. "Ben kendimi susturamıyorum. O içtiğimden herhalde... Çok mutluyum. Hiçbir şey düşünmek istemiyorum. Ben o şeyden biraz daha içmek istiyorum," dedi ve Edvvard'ı ensesinden kendine çekti ve dudaklarmı bulduğunda delicesine öpüp dudaklarına sahibini hapseden bu sefer kölesiydi. Edvvard pjzleri açık şaşkın ,dudaklarını eritircesine öpen kadına bakıyordu. Jaymie kıkırdayarak ondan uzaklaştı ve, "Tadıma bdkmalısm. Ben de bakmalıyım. Senin olmalıyım. Beni deh ediyorsun ve zor duruyorum," dedi tatlı bir isyanla. Edvvard duyduklanyla eski mutlu günlerine dönmüştü. OttlemJeona bakarken Jaymie elini ağzma götürdü çünkü kusmak üzereydi.
'Benim tuvalete gitmem lazım," dediğinde Edvvard «u elinden tutup korumalar eşliğinde tuvalete götürdü. )*ymie içeri girerken şirince el salladı. On dakikaya yakın- tesettür sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder