tunik elbise ve ahilik ile insan konumuz

tunik elbise ve ahilik ile insan konumuz

 Osfede Amos kadar tehditkâr. O da kavmin yakında helâk olacağını ha-verir. Çünkü 'Yahve’nin karısı olan İsrael, ihanet etmiştir kocasına. Zina f^ılıuşa dalmıştır. Suçlu karısını boşamıştır Yahve. Artık İsrael Yahve’nin değildir. Sürgün edilecektir. Ne var ki, Yahve kabahatli eşini gönlün-jjnsilememiştir bir türlü. Pişmanlık gösterirse af edecektir onu. Eski ikbaline jtnidenkavuşacaktır İsrael.
Osee, gönül dininin ınünâdisi (duyurucusu; sg). Mistik muhabbetlerin ne-lıisi.En çok tekrarladığı söz; Hezed, yani sevgi, vefâ, aşk. Amos, adaleti yü-celunişti. Osee, daha çok aşkı terennüm eder. O’na göre hakiki din: Aşk-ı ilâ-tıidir.Âyinler, kurbanlar, merasimler hiçbir değer taşımaz. Mühim olan gönülden bağlılık.
Biraz da büyük nebilerden söz edelim. İsaî (Kutsal Kitab’m eski çevirisin-de.lşaya,yeni çeviride, Yeşeya; sg) de, Osee’den çok Amos’a yakındır. Yalnız onun gibi çoban değil, yüksek bir aileden geliyor. O da Amos gibi, adalet ve merhamet peşindedir. İbranilerin, hattâ bütün eski şarkın en büyük şairi iSomer’e göre).
Aşağı yukarı bir asır sonra J6r6mie (Kutsal Kitab’ın eski ve yeni çevirilerinde. Yeremya; sg) çıkar ortaya. Jöremie de çok büyük bir şair. Hayatı çileler içinde geçmiş. Buhtunnasır (Nabukadnezar; sg), Kudüs’ü yakıp yıkmış. Yahu-dilerin kılıçtan kurtulanları Mısır’a kaçmış. Jeremie de kaçanlar arasında. Ve yâd ellerde can vermiş. Tanrısına olan imanını hiçbir zaman kaybetmemiş. Ümidini kesmemiş.
Ezechiel (Kutsal Kitab’m eski ve yeni çevirisinde; Hezekiel; sg), Jeremie yaşarken va’za başlamış (593). Ezechiel, bir din adamı ve bir kanun koyucu.
3)ŞAİRANE VE HAKİMÂNE (Bilgece; sg) YATTILAR
Eski Ahdin son bölümü: yazılar (ketubin). Bu müphem (belirsiz; sg) adı taşıyan kolleksiyon, kanunlara ve nebilere eklenecek değerde bulunmuş. Bu par-çalann bütününe haciyografya da deniliyor. Haciyografya’yı oluşturan risaleleri şöyle sıralayabiliriz: Mezamir (mezmurlar), Eyyup, Meseller, Sonra bunlara beş tomar eklenir: Keşideler Neşidesi (yeni Kutsal Kitap çevirisinde: Ezgiler Ezgisi; sg), Ruth, Yamp yakılmalar (Kutsal Kitab’m eski çevirisinde; Ye-lemya’mn Mersiyeleri; yeni çevirisinde: Ağıtlar; sg), Esdras (Kutsal Kitab’ın eski ve yeni çevirisinde: Ezra; sg),
Meseller, eski Doğu’da, bilhassa Mısır’da üzerinde çok uğta^,] türün örnekleriyle dolu. Sözde Süleyman’ın kaleminden çıkmış. Hakı^‘^ asırlar boyunca düşünülüp yazılmış. Şüphesiz dine de yer veriliyor metlerde. Ama daha çok dünyevî bir ahlâk söz konusudur. ^
Eski îsrael’de en derin ve en yüce ahlâk düşüncesini Eyyup’ta Eyyup, adalet ve imanı temsil eder.
Vâiz, Eyyub’ün zıddı olan bir düşünceyi sergiler. ‘Her şey boş,her sonu inkisar (kırılma; sg). Hayvandan farkımız yok. Ölümle her şey Yaşarken kâm (zevk; sg) almağa bakmalıyız’.
Neşîdeler Neşîdesi de dinî bir kitaptan çok, dünyevî bir aşkın hikâye^ Danyal kitabında, karanlığın içinden dört hayvan zuhur eder; arslan,,,^ panter, dragon. En korkuncu dragon. Arslan; Babil’dir. Ayı: Medleı. İran. Dragon’a gelince... İskender’den Antiochus Epiphane’e (jıij. Yunanlılar. Fakat birdenbire Gökkubbe’de tahtlar kurulur. Kıyamet^ gelmiştir. Hesaplar görülecektir. Kitabın ikinci bölümü remizlerle (riimuıii, la: anlamı gizli anlatan işaretlerle; sg) anlatılan bir dünya tarihidir. İbranilerin Babil esaretinden dönüşlerini ve Mabedin yeniden inşâ edilnt«iu
Kitab-ı Mukaddes’den söz ederken Apokrif’leri de unutmamalıyız.Prote tanlar. Yunanca Eski Ahid tercümesinde (Septant) bulunan fakat İbtaKî metinde olmayan 7 risaleyi bu isimle anarlar. Bunlar; Tobias, ludilk Süleyman’ın bilgeliği, Ecclesiasticus, Baruch, Maccabee’ler (1,2) dit.
Tobias, Tobias ile Sarah’ın serüvenlerini anlatır. Her ikisi de büyük(ileitı çektikten sonra İlâhî gufrana (Tanrı bağışlamasına; sg) mazhar oluıte (ulaşırlar; sg). Melek Refail’in yardımıyla Tobias’la Sarah evlenirkt.
Judith kitabı, dilber Yahudi dulu Judith’in Asurî kumandanım mİ kandırdığım ve İsrail’in düşmanlarına nasıl üstün geldiğini anlatır.
Süleyman’ın bilgeliği kitabı da Meseller kitabı gibi hem yöneücılet het? de uyruklar için öğütlerle doludur.
Ecclesiasticus’un bir adı da Sirach’ın oğlu Yesu’nun hikmetidir.
Baruch’da bir çok konular bir araya toplanmış; günah çıkarmalar.ilâhîliil metin yüceltilmesi ve bir sürü şiir.
önce İskenderiye’de yaşamış bir Yahudi. Kitap hem yeni fîsagorcular’ın, l^eflat'®cular’ın, hem de stoacüar’m ilham aldığı felsefî bir gnose’la dolu-/liçıktan açığa ruhun ölümsüzlüğünü, dünya hayatının hiçliğini ileri sürer
Yine Milâdın birinci asrında yaşayan Flavius Joseph İbrani kavminin tari-lıınianlatan kitaplar yazdı. Joseph’le Philon’un yanında Kilise, daha doğrusu )aîi Doğu kiliseleri, bize apokaliptik ve mistik mahiyette bir çok eser aktar-^ıjur. Maccabee’lerde Adrien devrindeki Yahudi isyanı arasında geçen üç ssırlıkzaman içinde kaleme alınan bu eserlere Eski Ahid’in pseudöpigraph’la-nadı verilir. Eski kilise tarafından büyük bir itibar gören bu kitapçıklar daha jonra gözden düşmüştür.
H^nodı kitabı da öyle. Yeni Ahd’ın kitaplarından biri olan Jude’ün mektubu kıyamet gününe ait bir kehaneti muhtevîdir (içerir; sg). Henoch kitabı önceleri tbranice veya Aramice yazılmış. Ama bize kadar gelen metin Habeşçe, temen de Yunanca. Eser, ermişler tarafından okunsun diye yazılmış. Yahudi-lerin uzun zamandır beklediği ‘Mesih’i müjdeliyor. Habeşçe Henoch’un yanında, biraz daha sonra yazıldığı anlaşılan Slavca bir risale daha var: Henoch’un Esran kitabı. Bu da maveraya (öbür dünyaya; sg) karşı sonsuz bir lecessüs (merak; sg) belirtmektedir. Yakub evlâtlarına atfedilen Oniki Havarinin Vasiyetnamesi de aynı ilhamı dile getirir. Bütün bu vaizlerden ortaya çıtan ahlâkî ideal: iffet, mahviyet, hakaretlerin affı, aşk ve merhamet, sabır, joksuUuk, Renan’ın dediği gibi, ‘bir çeşit Hristiyanlığm müjdecisi.’ livi’nin Vasiyetnamesi, mesiyanik imajlarla dolu bir İlâhî. Günahı ortadan kaldıracak ve kâfirleri hidayete erdirecek bir peygamberin zuhur edeceğini müjdeler”(^’ 'k
DOĞRUDAN DOĞRUYA “ESKİ ANTLAŞMA’YA:
(AHDİ ATÖCj’E BİR BAKIŞ
(Talmud ile birlikle; İ.Ö. 4000-İ.S. 1883 = 5883; yaklaşık 6000 yıllık bir tarih kesiti)
Bu çok değerli bilgileri edindikten sonra, şimdi biraz da, doğrudan doğruya “Eski Anüaşma”yı: (Ahdi Atik)’i Türkçeye yapılan son çevirisinden görelim.
11 Tanrı, ‘Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar, türüne göte meyvesinde bulunan meyve ağaçlan üretsin’ diye buyurdu (..). 12 Yeı^^ bitkiler, türüne göre tohum veren otlar, tohumu meyvesinde bulunan m,. ağaçlan yetiştirdi (..). 13 Akşam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluşnı.
14-15 Tanrı şöyle buyurdu: ‘Gök kubbede gündüzü geceden aynac^ yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, günleri, yıs^ göstersin.’ Ve öyle oldu. Tann büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen da cak iki büyük ışığı ve yıldızlan yarattı (..). 19 Akşam oldu, sabah olda,; dördüncü gün oluştu.
20 Tanrı, ‘Sular canh yaratıklarla dolup taşsm, yeryüzünün üzerinde, göb kuşlar uçuşsun’ diye buyurdu. 21 Tann büyük deniz c an av arların sularda kaynaşan canlıları ve uçan çeşitli varlıkları yarattı (..). 22 Tam,% rimli olun, çoğakn, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın’ fiyad onları kutsadı. 23 Akşam oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.
24 Tanrı, ‘Yeryüzü çeşit çeşit canh yaratık, evcil ve yabanü hayvan, sâıfc gen (fare, böcek gibi öteki kara hayvanlan da dahil) türetsin’ diye buyurdıiAt öyle oldu. 25 Tann çeşit çeşit yabani hayvan, evcil hayvan, sürüngenyant Bunun iyi olduğunu gördü.
26Tanrı, ‘İhsam kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım'dsi ‘Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, süıüngenİGs yeryüzünün tümüne egemen olsun.’
27Tanrı insanı kendi suretinde yarattı (..). İnsanlan erkek ve (h^iote yarattı. 28 Onları kutsayarak, ‘Verimli olun, çoğalın’ dedi. ‘Yeryüzimüdolıt run ve denetiminize ahn; denizdeki bahklara, gökteki kuşlara, yayiM yaşayan bütün canlılara egemen olun.
29 İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde butaun meyve ağacım size veriyorum. Bunlar si’^^^vecek olacak. 30 Yabanili
g/iB Tanrı Adem’i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. ^ fi Adem yaşayan varlık oldu (İ.Ö. 4.000, yaklaşık; sg). jjgAB Tann doğuda, Aden’de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem’i
le 18 Sonra, ‘Adem’in yalnız kalması iyi değil’ dedi. ‘Ona uygun bir yardım-I, Ciyaıatacağım.’ (..).
î- 21 RAB Tann Adem’e derin bir uyku verdi, Adem uyurken, RAB Tann i I odud kaburga kemiklerinden birini ahp yerini etle kapadı. 22 Adem’den aldı-! ğ kaburga kemiğinden bir kadm
17 RAB Tanrı Adem’e, ‘Karının sözünü dinlediğin ve sana, Meyv me dediğim ağaçtan yediğin için Toprak senin yüzünden lanetlendi’ şam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın
20 Adem karısına Havva adını verdi. Çünkü o bütün insanlann ajıu 22 Sonra, ‘Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu^-‘Artık yaşam ağacına uzanıp meyve almasına, yiyip ölümsüz olmasınaij^' rilmemeli.’ 23 Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemci;|A Adem’i Aden bahçesinden çıkardı. 24 Onu kovdu ^
Kayin (Kain: KABİL, sg) ÎLE HABİL 4 (BAP 4) Adem karısı Havva ile yattı. Havva hamile kaldı ve Kayin’ıjj^ ğurdu (..). 2 Daha sonra Kayin’in kardeşi Habil’i doğurdu. Habil çoban Kayin ise çiftçi. 3 (..) Kayin toprağın ürünlerinden RAB’be sunu getirdi.4(|^ de sürüsünde ilk doğan hayvanlardan bazılarını özellikle de yağlanın gomy RAB Habil’i ve sunusunu kabul etti. 5 Kayin’le sunusunu ise reddetti(.,)
8 Kayan kardeşi Habil’e, ‘Haydi, tarlaya gjdeUm’ dedi. Tarlada birtiht, ken kardeşine saldırıp onu öldürdü. 9 RAB Kayin’e, ‘Kardeşin Habilnerede' diye sordu. Kayin, ‘Bilmiyorum, kardeşimin bekçisi miyim ben?’diye^ İlk verdi.
10RAB, ‘Ne yaptın?’ dedi, ‘Kardeşinin kanı topraktanbanasesleniyot.il Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti alttn&ı: (..).’ 13 Kayin, ‘Cezam kaldıramayacağım kadar ağır’ diye karşılık verdi,H ‘Bugün beni bu topraklardan kovdun. Artık huzurundan uzak kalacak,yetyi zünde aylak aylak dolaşacağım. Kim bulsa öldürecek beni.’ (..).
15 Bunun üzerine RAB, ‘Seni kim öldürürse, ondan yedi kez öç aluıri dedi. Kimse bulup öldürmesin diye Kayin’in üzerine bir nişan koydu
HZ. ADEM’DEN HZ. NUH’A
5 (BAP 5) (..). Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı. 2Oot n erkek ve dişi olarak yarattı ve kutsadı. Yaratıldıklan gün onlara‘İnsan’ai nı verdi. 3 Adem 130 yaşındayken kendi
ılatacak' diyerek çocuğa (rahatlık anlamında; yayıncı.) Nuh adını NUH, SUmerli ZÎV SUDRA. t.Ö. yaklaşık 4. bin yıl; sg).
1^^1,500 yıl yaşadıktan sonra Sam, Ham, Yafet adlı oğullan doğdu.
baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötü-aj binsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı. 7 ‘Yarattığım insanla-Ijjyvanlan, sürüngenleri, kuşlan yeryüzünden silip atacağım’ dedi, ‘Çünkü ^jfiyaramğuna pişman oldum.’
I3 Tann Nuh’a, ‘İnsanhğa son vereceğim’ dedi, (..). 14 Kendine gofer (Tiirii bilinmeyen bir ağaç, belki, Selvi; yayıncı.) ağacından bir gemi yap (..)
Yeiyüzüne tufan göndereceğim. Göklerin altmda soluk alan bütün canlıla-u yok edeceğim (..). 18 Ama seninle bir antlaşma yapacağım. Oğullarm, ka-gelinlerinle birlikte gemiye bin. 19 Sağ kalabilmeleri için her canh türün-^ bir erkek, bir dişi olmak üzere birer çift gemiye al. 20 Çeşit çeşit kuşlar, [ijyvaDİar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler. 21 Yam-ja hem kendin, hem onlar için yenebilecek ne varsa al, ilerde yemek üzere de-
22NuhTann’nm bütün buyruklarını yerine getirdi.
7(BAP 7) RAB Nuh’a, ‘Bütün ailenle birlikte gemiye bin’ dedi, ‘Çünkü bokuşak içinde yalmz serü doğm buldum (..)” 6 Yeryüzünde tufan koptuğunda Nuh altı yüz yaşındaydı (..). 12 Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağ-â
13 Nuh, oğullan Sam, Ham, Yafet, Ntıh’un karısıyla üç gelini tam o gün gemiye bindiler (..). 15 Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuh’un yanına gelip gemiye bindi. 16 Gemiye giren hayvanlar Tanrı’nın Nuh’a buyurduğu gibi eıkek ve dişiydi. RAB Nuh’un ardından kapıyı kapadı.
17 Tufan kırk gün sürdü (..). 20 Yükselen sular dağları on beş arşın aştı. 21-22 Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar yok oldu; kuşlar, evcil ve yabanıl hayvanlar, sürüngenler, insanlar, soluk alan bütün canlılar öldü. 23 (..). Yalnız Nuh’la gemidekiler kaldı. 24 Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.
Tufanm Sonu
8(BAP 8) Sonra Tanrı Nuh’u ve gemideki evcil ve yabanıl hayvanları anımsadı. Yeryüzünde bir rüzgâr estirdi, sular alçalmaya başladı. 2 (..). Yağmur dindi(..). 4 Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.tunik elbise